<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878</id><updated>2011-07-07T13:23:09.303-07:00</updated><category term='Öylesine'/><category term='Edebiyat - Sanat'/><category term='Denemeler'/><category term='Şiirlerim'/><category term='Anılar'/><category term='Güncel'/><category term='Makale'/><category term='Siyaset'/><title type='text'>Hüseyin</title><subtitle type='html'>|   Vatan, Bayrak, Adanaspor</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>27</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-2243035166632939682</id><published>2010-01-14T06:36:00.000-08:00</published><updated>2010-01-14T06:38:34.407-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>"Yahşi Batı ve Starbuks!"</title><content type='html'>Facebook'ta dolanırken bir yazı buldum. Paylaşmak istedim. Mühim bir konu gibime geldi. Değişen kültürümüze dair... Aman ince mesajı kaçırmadan... İnceden inceden okuyalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki tuhaf ama, ben şimdiye kadar starbucks'a gitmedim. Nasip olmadı belkide. Bu ise daha da tuhaf, en son lise yıllarımda arkadaşlarla birlikte gitmiştim sinemaya. Anti sosyal biri miyim? Bugün ise bu tabuları yıktım. Ben, işe giden, uyku uyuyan, kitap okuyan, annesini kızdıran biriyim... Bugün gelen telefonla arkadaşlarım çağırdı ve starbucks'la tanışmış oldum. Coffe latte, machiato, espresso vb... çeşit çeşit kahve... İnanır mısınız ben bugüne kadar espresso içmedim. Bu fakir milletin ensesinde kurulan starbucks'da kahve içmek duygularımı bir tuhaf etti. Fiyatlar bana dokunmadı ama biliyorum ki titrek titrek dokunuşlarla rahatsız eden fiyatlar... Krema, şurup, süt, çok az miktar kahve ile yapılan karışımların fiyatı neredeyse 10tl. Starbucks'a gidip de insanları gözlemlemeden yapamadım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük adamlıklarımız nerede kaldı! Hafif hazin bir hava bürüdü düşüncelerimi. Bizim yeni tipolojilerimiz var. Entel, moda vari bir akımla sahneye çıkan kişiliklerimiz. Acayip giyimler ile, klişeleşmiş imajlar ile doldurulmuş roller. Moda dediğimizde, gelip geçici yenilik, bir şeye karşı aşırı düşkünlük olarak biliyorum. Kişiliklerinden yoksun insanların, moda kişiliklere bürünüp yaşadığı sosyal yaşantıların olduğu yer gibi geldi bana starbucks coffee... Şipariş vermek için tezgaha yanaştığımda bir sade nescafe istedim. O sırada yanımda sipariş vermek için bekleyen, son yıllarda üremelerindeki artış yüzünden toplumun sosyal düzeninin bozulmasında etkili olan sera malı bir genç kız vardı. ''Burası starbucks coffee, nescafe olmaz, yanlış geldin,'' diyerek kibirle gülümsedi. (o üretimden genç bir erkekde olabilir ve aynı tepkiyi verirdi) Modanın akımında cin gibi bildikleriyle kendini yüksek devasa binalarda büyüten bu kız şuan yaşamın en eğlenceli kategorisinde yaşayarak gününü gün ediyor! Starbucks'da oturduğum sürece onu ve yanındaki ruhları lekelenmiş tipleri izledim. Benlikleri olmayan, özenti, yan sanayi davranışlara sahip halleri vardı. Hani derler ya ''Her şeyden önce kendini tanı'' hiç kimseydi o gençler benim gözümde!... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son lise yıllarımda gittiğimi hatırlıyorum sinemaya... Çok iyi hatırlıyorum ''TITANIC'' filmine gittiğimizi. Uzun yıllar aradan sonra bugün ''YAHŞİ BATI'' ile sinema sezonunu açtım. Anti sosyal bir insanım galiba! Cem Yılmaz'ın filmi akıllıca ve çok ince düşündürücü esprilerle dolu. Kapital düzenin köhneleştirdiği toplumun yaşamında en zor anlaşılacak bir insan Cem Yılmaz. Bunun kanaatine film esnasında vardım. Anlaşılan esprilere ve küfürlerin olduğu sahneler sırasında salonda kahkahalar yükseldi... Arka sıralarda bir insanın kahkahaları filmin ses desibelinin üstündeydi... Lakin, o ince düşündürücü insan zekasını zorlayan esprilerin olduğu sahnelerde salon sessizliğini koruyordu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''YAHŞİ BATI'' senaryosu boyunca Türk kahvesi fincanlarımız, macunlarımız, limonatalarımız, şerbetlerimiz, Osmanlı geleneklerimiz ile dolu... Geçmişini unutan, bilmeyen geleceğine yön veremez derler... Film geçmişimizi, kültürümüzü geleneklerimiz hatırlamamamız açısından çok güzel ve düşündürücü... İzlemenizi tavsiye ederim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahve ile Nescafe &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Atasözlerinden deyimlere, manilerden ninnilere, türkülerden gazellere varasıya dek sözlü gelenekte zengin bir kahve kültürümüzün bulunduğu bilinir. Oysa şimdilerde kimsenin kahveye itibar ve iltifat ettiği yok. Büyük babalar kuşağından itibaren hemen her yaşta artık nescafe (nes-kahve) ünsiyet peyda etmiş durumda. Ne acı kahvenin kırk yıl hatırı, ne de o zarif fincan zarfları artık kalmadı. Beykoz-kâri fincanlar ile çini cezveler artık yabancı ülkelerdeki müzayedelerde görülebiliyor. Gençlere sorsanız 'Yaşasın nescafe!' Yabancılar aynı tercihi Türk kahvesinden yana kullanıyorlar. Hatta anlatırlar. &lt;br /&gt;Türist taşıyan bir tur otobüsü, tarihi bir mekanda asırdide çınarların gölgesinde mola verir. Muavin restoran görevlisine 35 turist ile kendisi ve şoförü kastederek seslenir:&lt;br /&gt;- 35 Türk kahvesi, iki nescafe!''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koray Demirkılıç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-2243035166632939682?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/2243035166632939682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2010/01/yahsi-bat-ve-starbuks.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/2243035166632939682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/2243035166632939682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2010/01/yahsi-bat-ve-starbuks.html' title='&quot;Yahşi Batı ve Starbuks!&quot;'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-640004834623264800</id><published>2010-01-09T03:44:00.000-08:00</published><updated>2010-01-09T04:07:44.747-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Türkiye'nin Yeni Hali!</title><content type='html'>Gazetelere bakayım dedim. Her zaman olduğu gibi Yeniçağ Gazetesine göz atıyordum, manşetde bir haber vardı ki, içim acayip oldu. "Ne oluyor?" dedim kendime... Aklıma direkt Osmanlı'nın son zamanları geldi. Saray'da herşey güllük gülistanlık giderken, dışarda millet yoksulluktan yanarken... Ve millet, Vatan için cepheden cepheye koşarken, birtakım çıkarlar için Vatan'ını satmaya hazır saray... Millet bu topraklarda hürriyete kavuşmak için çırpınırken, İngiliz, Amerikan mandasına hazır bir saray...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk... Kongrelerle, toplantılarla durumu anlatmaya çalışan, ömrünü Türklüğü ve Türlçülüğe adamış, milleti ve ülkesi için ölümden kaçmayan bir lider! Vatan için cepheden cepheye koşanların yanında, yoksul halka, onun hürriyetini satarak yol gösteren padişahların karşısında olmuştu... Atatürk... Fatih kadar akıllı, Kanunî kadar savaşçı, Genç Osman kadar yürekliydi!&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Bugün... Meydanda üç kuruş için bir aya yakındır grevde olan, yağmurda, çamurda mücadelesinden vazgeçmeyen millet. Diğer yanda RTE'nin etrafında pervane olan, onu alkışlarıyla şımartan AKP kadın kolları! "Ne yazık!" diyebiliyorum. Üç kuruşun mücadelesini verenlerin içinden 10'u kadın 42'si gözaltına alındı. Diğer yanda yandaşlar lokmanın büyük olanını eze eze götürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! &lt;strong&gt;Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-640004834623264800?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/640004834623264800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2010/01/turkiyenin-yeni-hali.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/640004834623264800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/640004834623264800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2010/01/turkiyenin-yeni-hali.html' title='Türkiye&apos;nin Yeni Hali!'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-8637512263873450478</id><published>2009-12-31T03:21:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T01:04:04.145-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öylesine'/><title type='text'>Yeni Yıl</title><content type='html'>Yıl 2009... Yeni bir heyecan! Yeni bir yol, bir yıl, bir nefes, bir sayfa... Tertemiz bir yıl... Bu tür cümlelerle girildi bu yıla. Ne heyecanlar uyandı kim bilir içimizde?.. "Bundan sonra böyle olacak!", "Şunu yapmayacağıM!", "Yeni bir sayfa açacağım hayata." gibi sözlerle başladık.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir aşk taşıyordum yüreğimde... Mutluluktan uçuyordum sanki. Hiç bitmeyecekmiş gibi bu mutluluk, o sırada hiçbir soru işareti yoktu kafamda. 2008'in lekelerini, atıklarını, satıklarını temizleyeceğimi düşünüyordum boyuna... Temizliyordum da zaten. "Bundan sonra..." diye başlayan ve iddialı kararların dışa vurumuyla biten cümleler uçuşuyordu havada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havada kaldı o sözler sonra... O günden sonra en fazla iki gün kararlaştırdığım gibi yaşadım... Sonra yavaş yavaş başa sardı herşey... En iradesiz günler kovaladılar birbirlerini. Deli oluyordum. Biliyordum karşı koymam gerekenleri, koyamıyordum! Yanlış seçimler geldi arkasına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Canım dediklerim canımı yaktı" diyor ya Ahmet Şafak, yaktı canım dediklerim canımı işte... Canım diyeceklerimi iyi seçemedim... Bu değersizlere canım kadar değer verirken asıl unuttuğum canlar... Kahrediyor yüreğimi işte. Ne denir ki?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşler, dostlar, gönül gönüle verdiklerim... Sonradan farkına vardım belki ama, bin kat fazla sardı bu dostlukların, kardeşliklerin sıcaklığı tenimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiirler yazdım bu yıl... Hüzün, efkâr bastı... Kederleri yalancı mutluluklar bastırdı kimi zaman. Sonra su yüzünü bulunca bu kederler, mutluluklar uzak olmaya başladı kentime... Uğramaz oldu hani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni girişimlerim oldu... Bir çok şey denedim... Başaramadım, başarcağım dedim, yılmadım... Yılmayacağım da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlarca leke... Yürek yangınları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçti gitti işte bir yıl daha... Neler öğrendim, ne kadarlık yaşadım, kendimi buldum büyük ölçüde... Son zamanlarda özüme döndüm...&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 2010 oldu... 2009'u geride bıraktık! &lt;br /&gt;"Bundan sonra..."&lt;br /&gt;Kim bilir, neler olur?!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-8637512263873450478?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/8637512263873450478/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/12/yeni-yl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8637512263873450478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8637512263873450478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/12/yeni-yl.html' title='Yeni Yıl'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-4848734323636096789</id><published>2009-12-13T06:24:00.000-08:00</published><updated>2009-12-13T06:43:43.135-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öylesine'/><title type='text'>Çarkeyledim!</title><content type='html'>Oysa aşk ne büyük bir makamdı gözümde. Yürekler ortaya konulurdu. Öyle sanardım. Küçükken korkardım sanki. Öyle hatırlıyorum. Sonra dedim ki "Neyinden korkacam ki aşkın?" Sevdim. Olmadı... Aşk demek böyleymiş dedim. Sevince de olmazmış. Sonra sevildim... Olmadı. Saçmalıklar dizboyuydu. Ne oluyor dedim bana. Durmadan hayatımda aşklar yaşanıyor. Tabi bu aşk değildi. Bir tanesi vardı ki sadece aşktı. Karşılıklıydı... Deliceydi... Olmadı be kardeşim, o bile olmadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra seversen kaybedersin gibisinden düşünceler uyandı bende. Sevmedim öyle herkesi. Herkese "hak ettiği" değeri verdim. Yok şimdi aşk meşk. Tabi ben öyle sanıyordum. Sevgiliye duyulan aşklar yok demeye başladım. Yüreğimdeki aşk sahnesine Adanaspor çıktı. "Nasıl sevmişim" dedim kendime. "Keşke bir kez sarılabilsem Adanaspora" dedim. Düşündüm... Beşerî olsaydı bu da biterdi diye düşündüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşündükçe ve sadakat duygusu bende geliştikçe Vatan aşkı uyanır oldu. Deli gibi sevdim... Uğruna ölürüm! Yaşarsam da onun için olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ne sevgililer var yüreğimde, ne çekip gidenler. Ne üç, beş kuruşa deymeyecek insanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;"Birgün yüreğimin en derin köşelerinde, iki aşk uyanır. Biri Adanaspor'dur. Biri Vatan'dır!" &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;demiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördüğüm ilk ihanetten, yanlıştan, son ihanete, yanlışa kadar... Ve sonrasında da... &lt;strong&gt;Ben, bunlara çarkeyledim!&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-4848734323636096789?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/4848734323636096789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/12/oysa-ask-ne-buyuk-bir-makamd-gozumde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4848734323636096789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4848734323636096789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/12/oysa-ask-ne-buyuk-bir-makamd-gozumde.html' title='Çarkeyledim!'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-22245584966750433</id><published>2009-12-03T06:10:00.000-08:00</published><updated>2009-12-03T06:41:02.883-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><title type='text'>Vah Memleketim Vah !</title><content type='html'>Türkçe'nin önemini anlatacak değiliz bu dakikadan sonra. Doğruyu aramıyor, bencil davranıyoruz çünkü. Tarihte kendi eliyle, kendi dilini zedeleyen başka ülke olmaz sanırım. Ve bunu resmiyete taşıyanlara ise ne derler, dilim varmıyor hani! Konunun uzmanı Oktay Sinanoğlu, "Türkçe giderse, Türkiye gider! Yabancı dilde eğitimle, Türkiye gider." diye özetliyor müthiş yapıtında durumu. Ve kendi eliyle resmi dil dışında bir dili eğitime sokanlara çok kötü bir gözle bakıyor. Ki bakmamanın imkanı da yok hani. Çünkü, elinle teslim etmek gibi geliyor. Tabi abartı gibi durabilir. Ama işin aslı öyle değil. Sistemli bir şekilde işliyor herşey. Ağır ağır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Kürtçe resmen eğitime girdi... Öğrenciler bulunacak, hocalar yetiştirilecek... Ardı arkası kesilmeyecek... Ha bire ilerleyecek durum. Ve nihai olarak 2. dil Kürtçe olunca da zaten ülke büyük ölçüde bölünme çizgisinde ilerleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidişat kötü... Kimse karşı çıkamıyor. Üniversite rektörleri yandaş! Medya yandaş! Yandaş olmayan borç batağında yüz(dürül)üyor. Yargı susturuluyor! Ordu çirkin saldırılarla zayıflatılmak isteniyor! Emniyet zaten yandaş kuruluşlarca soruların cevaplarla birlikte "kendilerinden olana" verilmesiyle ellerinde! Yazarlar susturuluyor! Birçoğu içerde!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk ne yapsa zaten suçlu! Yandaş medya, anında "ırkçı, faşist, şoven milliyetçiler" gibi suçlamalarla halkı yıldırıyor. Susuyoruz! Susturuluyoruz! Sindiriliyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİZ BUNLARA SESSİZ KALACAK BİR MİLLET DEĞİLDİK, VE HÂLÂ ÖYLE OLMADIĞIMIZI KANITLAMAK İÇİN,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SUSMA, SUSTURULMA, SİNME!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TİTRE VE KENDİNE DÖN!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-22245584966750433?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/22245584966750433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/12/vah-turkcem-vah.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/22245584966750433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/22245584966750433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/12/vah-turkcem-vah.html' title='Vah Memleketim Vah !'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-4795905793482718947</id><published>2009-11-30T09:38:00.001-08:00</published><updated>2009-11-30T10:07:27.450-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><title type='text'>Gün Gelir</title><content type='html'>&lt;div id="ms__id48" align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Gün Gelir;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409955792924868706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 291px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQGIWfagGI/AAAAAAAAAnI/NoshogudT6g/s400/35311.jpg" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;* Azerbaycan'ı ezmeye gücü yetenler, PKK açılımını "tarihi fırsat" olarak görür. &lt;/p&gt;&lt;div id="ms__id24" align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409956236396990098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 267px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQGiKjaDpI/AAAAAAAAAnQ/r71B4HJUN18/s400/100486.jpg" border="0" /&gt;* Kaçırılan askerimi, 30.000 Türk vatandaşının katilinin siyasi kanadı kurtarır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409953088127003122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 350px; CURSOR: hand; HEIGHT: 399px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQDq6VWafI/AAAAAAAAAmg/u938a84b7Vs/s400/tayyip-turk.jpg" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;* Vatanımın kurucusunun tablosu önünde, Vatanımın nasıl parçalacağı konuşulur!&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409954201696318658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQErus9tMI/AAAAAAAAAmw/cdvqZ99Bp34/s400/bulent_arinc_agliyor.jpg" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;* "Analar ağlamasın" dendiğinde, Hüsamettin Cindoruk'un tabiriyle "Ağlayan kaşarlar" milletimin duygularını sömürür.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409954928004918866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 267px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQFWAabblI/AAAAAAAAAm4/RtztupL6o7o/s400/diyarbak__r_pkk_mitingi1.jpg" border="0" /&gt;* Resimdeki teröristler, dağdan indirilenlerle sayısını katlar ve silahlanırlar.&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;-------------------------------------&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;Ve birkaç günlük konuşanlara, her daim tek bir cevap yeter ;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409956588524555570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 267px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQG2qVKTTI/AAAAAAAAAnY/WzVP2svk5qw/s400/Ataturk20.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-4795905793482718947?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/4795905793482718947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/gun-gelir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4795905793482718947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4795905793482718947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/gun-gelir.html' title='Gün Gelir'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SxQGIWfagGI/AAAAAAAAAnI/NoshogudT6g/s72-c/35311.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-4630399265064141606</id><published>2009-11-30T09:15:00.000-08:00</published><updated>2009-11-30T09:34:39.242-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Kavramlar Kargaşası</title><content type='html'>Hayat zaten anlamsızlıklar bütünü gibi gelirdi. Şu gençlik çağımda, yeni yeni anlamlandırıyordum çoğu şeyi. Vatan sevgisi, millet sevgisi gibi inanılmaz aşklar uyanmaya başladı yüreğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili kavramı gitgide anlamsızlaştı... Yerine daha farklı şeyler gelmeye başladı. Aileme verdiğim önem arttı mesela. Dediğim gibi Vatan deyince akan sular dururdu. Ki hâlâ öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son günlerde inanılmaz şeyler oluyor. Devletimin karakollarına saldırılıyor. "Bir halk" mücadelesi gibi beynimize işlenmeye çalışılan PKK faaliyetleri meyvesini vermeye başladı(!) Sonuçlarının hesabını kimler verir bilmiyorum. Geldiğimiz durumu anlatmak eminim zor. Ama bir örnek verebilirim, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otomobilinin arkasında "Ne Mutlu Türk'üm Diyene!" yazan sürücünün aracı kenara alınarak sürücü hakkında soruşturma açılmış. Adını hatırlamıyorum şu an ama bir yazar 10 Kasım'da yine "Ne Mutlu Türk'üm Diyene!" dediği için gözaltına alınmış. Sallamıyoruz, basından haberler bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu günlerde teröristlerin yaptığı karakol baskınları ise normal gibi geliyor insana. Bir kişi bile gözaltına alınmıyor. Hiçbirine ceza kesilmiyor. Geçen sene yine bu zamanlarda Adana valisinin, polise taş attığı gerekçesiyle Yeşil Kart'ını elinden aldığı ailenin Yeşil Kart'ı başbakanlığın baskısıyla geri iade edilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim suçlu, kim hain, kim terörist, kim katil, kim haklı, kim mazlum, kim gururlu, kim onurlu? Şu günlerde karakol baskınlarına protesto için yürüyüş yapan bir topluluk düşünüyorum. Acaba bu insanlara o sempatizanların açacağı bir el ateş kimi suçlu yapar?.. Kimi haklı?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabını düşünürken kafam hayli karıştı... Ve vicdanlarda protesto eden topluluk haklı olsada, korkarım devlet halkı suçlu görür. Yazık kardeşim, ne hallere düşmüşüz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-4630399265064141606?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/4630399265064141606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/donuyor-dunya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4630399265064141606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4630399265064141606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/donuyor-dunya.html' title='Kavramlar Kargaşası'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-2893260934038191978</id><published>2009-11-11T03:09:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T03:33:44.492-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemeler'/><title type='text'>Edebiyat ve Hüzün</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Hüzün... Ne derin bir efkârlılık halidir. Neye üzüleceğini şaşar, kimselere görünmek, görüşmek istemez insan. On yıl sonranın kaygıları vurur belki dışa. Belki on yıl öncenin hasreti. Belki çocukluktan kalan bir resim göze ilişince, aniden... Çöküverir işte. Plânlar bozuluverir. Durmak ve ağlamak ve birde susmak... Şarkılar dinlemek. Çıkıp bir dağa haykırmak gelir insanın içinden. Ve ağlamak, susmayacağını sanarak. Yağmur için dua etmek. Islanmak hasretliklerle elele!.. Uçan bir kuşun, kanatları bile dokunur insanın gönlüne. Bir kaç duygusal sözle vururuz insanlığı ve kurulu düzeni yerden yere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yapamayız birçoğunu. İçimizde birşeyler kopar. Sallantıya uğrar sanki herşey. Çünkü, ne bir dağ vardır etrafta, çıkıp, haykırabileceğin. Ne seni ıslatabilecek yağmurlar yağar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmdadına, bir kağıt parçası yetişir insanın. İçinde kopanlar sıralanıverir yürekten döküldüğü gibi kağıda. Bir kaç dizelik bir şiirdir bu anlatması zor hüznün karşılığı. Ama ne söz... Düşündükçe yeni birşeyler çıkar. Herşeyde bir ipucu saklıdır... Ya da bir güncenin sayfalarına kaydolunur bu hüznünlülük hali. Bir hikayeye konu olur hüznü getirenler. Veya o günleri akılda canlandıran bir anı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kağıt parçası dağ oluverir, kimselerin duyamayacağı şekilde haykırabileceğin. Su olup dökülür, ıslatır uzak kaldıklarınla seni. Bir hüzne eşlik edecek bir şarkı olup çıkar. Ve bir şiirdir birkaç dizelik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüzün, edebiyatın esin kaynağıdır. Hüzün olmadan edebiyat eksik kalır. Edebiyat olmasa, insanlar çıldırır. Ne bir dağ bulabilir isatediği an da. Ne yağmurda ıslanabilir istediği zaman... Ve bir el bulamayabiliriz, hüznün ortasında kaldığımızda, edebiyat olmadan.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-2893260934038191978?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/2893260934038191978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/edebiyat-ve-huzun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/2893260934038191978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/2893260934038191978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/edebiyat-ve-huzun.html' title='Edebiyat ve Hüzün'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-388123440478236823</id><published>2009-11-09T05:59:00.000-08:00</published><updated>2009-11-09T08:21:45.621-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirlerim'/><title type='text'>Senden Geriye...</title><content type='html'>Haykıramadım, sevgimi.&lt;br /&gt;Şöyle doya doya söyleyemedim aşkımı.&lt;br /&gt;Çimenler de kaldı iki çift söz.&lt;br /&gt;Bir onlar duydular,&lt;br /&gt;Bir de şu karlı, puslu dağlar...&lt;br /&gt;Ne aleme duyurabildim aşkımı,&lt;br /&gt;Ne sıradan birine.&lt;br /&gt;Haykıramadım, sevgimi...&lt;br /&gt;Duyarlarsa, mahvolurduk çünkü.&lt;br /&gt;Dilden dile dolaşır, yüzümüze vururlardı,&lt;br /&gt;Sanki günah işledik gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haykıramadım işte...&lt;br /&gt;Bizim, ne öyle şaşalı cümlelerimiz oldu birbirimizle,&lt;br /&gt;Ne "ne günlerdi" diyebileceğimiz bir hatıramız oldu,&lt;br /&gt;Yaşamın, en puslu sahnelerinde.&lt;br /&gt;Ne gözler bize bakmadığında kaçabildik,&lt;br /&gt;Ne gözler üzerimizdeyken bakabildik birbirimize.&lt;br /&gt;Göz göze gelemezdik biz.&lt;br /&gt;Çünkü... Biterdik,&lt;br /&gt;Gözlerimiz bakarken birbirimize,&lt;br /&gt;Gülümsediğimizde.&lt;br /&gt;Bir tebessüm bile çoktu bizim için.&lt;br /&gt;Ve hatta bir mesaj bile...&lt;br /&gt;Çünkü, herkes bizi süzüyordu göz ucunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır! Dile gelemezdi onca sevgi sözcükleri.&lt;br /&gt;Kaçırırdık çünkü birbirimizden gözlerimizi.&lt;br /&gt;Duymak isterdik, deli gibi,&lt;br /&gt;Ama kaldıramazdık bu ağırlığı.&lt;br /&gt;Göz göze gelmek bile yasaktı işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz hiç hissetmedik sıcaklığımızı tenimizde.&lt;br /&gt;Hüzün başımıza vurduğunda, sarılamadık,&lt;br /&gt;Teselli edebilecek sözler dökülmezdi dudaklardan.&lt;br /&gt;Yürekten akardı,&lt;br /&gt;Ama durmalıydı o akıntı dudaklara geldiğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne bir anı kaldı geriye,&lt;br /&gt;Ne kaçamak hikayeler...&lt;br /&gt;Bir sıcaklıkla saramadık birbirimizi.&lt;br /&gt;Sarılmak ne demek,&lt;br /&gt;Bir tebessüm bile, fazlaydı bize.&lt;br /&gt;Sinema maceramız olmadı bizim,&lt;br /&gt;Bir yemek dahi yiyemedik.&lt;br /&gt;Baş başa verip dertleşemedik.&lt;br /&gt;Dedim ya, göz göze gelmek yasaktı bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kargacık burgacık yazılarda şimdi sevdanın döküntüleri.&lt;br /&gt;Olmadı, yapamadık.&lt;br /&gt;Bir tatlı bakış bile kalamadı geriye.&lt;br /&gt;Kırık dökük aşklardan,&lt;br /&gt;Bir varılmaz doruklar kaldı senden şimdiye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sıkıldığım sevdalar gelmemecesine terketti benliğimi,&lt;br /&gt;Bulunmaz aşkları aramaz oldu gönlüm,&lt;br /&gt;Bir Bayrak, bir Vatan, bir Ana aşkının tepesindeyim,&lt;br /&gt;Ve bu sevdanın,&lt;br /&gt;En dönülmez yerinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-388123440478236823?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/388123440478236823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/duymasnlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/388123440478236823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/388123440478236823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/duymasnlar.html' title='Senden Geriye...'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-8942047646303894773</id><published>2009-11-05T07:31:00.000-08:00</published><updated>2009-11-05T07:39:21.964-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirlerim'/><title type='text'>Rüzgar</title><content type='html'>Kimseler yok,&lt;br /&gt;Duvar yok, ses yok.&lt;br /&gt;Bir kaya, baş ucumda,&lt;br /&gt;Ve serin bir rüzgâr,&lt;br /&gt;Uzaklardan esiyor.&lt;br /&gt;O esintide,&lt;br /&gt;Ne kokular geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuk geliyor.&lt;br /&gt;Ağlıyor bir, bir gülüyor.&lt;br /&gt;Masum ve sessiz bir duruş,&lt;br /&gt;Bir resimden geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susuyor, susuyor...&lt;br /&gt;Uzaklara dalıyor,&lt;br /&gt;Gülmüyor pek, çok ağlıyor,&lt;br /&gt;Bir sevdanın masalı,&lt;br /&gt;Bir mektupdan geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinler düşünüyor,&lt;br /&gt;Kaygıya bürünüyor.&lt;br /&gt;Ve dünyaya küsüyor,&lt;br /&gt;Hayata döndüren el,&lt;br /&gt;Bir anadan geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyor... Yürüyor,&lt;br /&gt;Aynalar da yürüyor.&lt;br /&gt;Yüzdeki çizgilere,&lt;br /&gt;Ayna hayat veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve düşünceli, bekliyor,&lt;br /&gt;Dimağı da duruyor,&lt;br /&gt;Göz toprağa bakıyor,&lt;br /&gt;Ve bir kutlu yıkılış,&lt;br /&gt;Bir emirden geliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimler ve mektuplar,&lt;br /&gt;Aynalarla, analar,&lt;br /&gt;Ve toprağa varmalar,&lt;br /&gt;İliklere işleyen,&lt;br /&gt;Bir rüzgârdan geliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-8942047646303894773?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/8942047646303894773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/ruzgar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8942047646303894773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8942047646303894773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/ruzgar.html' title='Rüzgar'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-7918434351432231690</id><published>2009-11-02T05:19:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T06:49:39.017-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>O Olmasaydı!  |  Atatürk</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/Su7mMZ9yQqI/AAAAAAAAAmI/Wt9x--SCXs8/s1600-h/mkemalbx7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399506104066654882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 125px; CURSOR: hand; HEIGHT: 304px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/Su7mMZ9yQqI/AAAAAAAAAmI/Wt9x--SCXs8/s400/mkemalbx7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;O olmasaydı... O, bir Ata! O olmasaydı, nasıl bakardın dünyaya. İstediğin gibi düşünebilir miydin?.. Ya da düşünmeyi de geçtik, nefes alabilir miydin? Ne kadar &lt;strong&gt;'insan'&lt;/strong&gt; olabilirdin ki o olmasaydı! Hürriyetini satmışlardı bile, iki üç kuruşa! &lt;strong&gt;"Ben paramı kazanayım da..."&lt;/strong&gt; üzerine kuruluydu herşey. Bozulmuştu, bozmuşlardı işte sarayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, hürriyetini, şerefini, onurunu ve hatta namusunu ellerine almışlardı o olmasaydı! İstedikleri gibi oynayacaklardı! O ki, sizin gözünüzde ne kadar &lt;strong&gt;'dinsiz'&lt;/strong&gt; de olsa, o olmasaydı, namazanı kılabilecek miydin? Yoksa seni de oruç tuttuğunu öğrendikleri an kurşuna mı dizerlerdi Türkistan'daki kardeşlerin gibi... Namazını kılarken, &lt;strong&gt;"acaba sağ çıkabilecek miyim burdan?"&lt;/strong&gt; diye düşünür müydün yoksa, o olmasaydı? Ya da parayı veren, dinini yaşar mıydı? Ne dersin, öyle daha mı iyiydi? O zaman mı "dini bütün" bir Ata'n olacaktı? Atatürk o zaman mı daha büyük bir kişilik olacaktı?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sana &lt;strong&gt;"çalış"&lt;/strong&gt; derken, sen &lt;strong&gt;"kız geçse de laf atsak"&lt;/strong&gt; diye köşe başlarında beklediğinde; o sana, &lt;strong&gt;"labaratuvarlarda sabahla"&lt;/strong&gt; derken, sen kahvehanelerde kumar için sabahladığında; o sana kültürünü, dilini, Türklüğünü, dinini asla unutma derken, &lt;strong&gt;"bunlar karnımı doyurmaz"&lt;/strong&gt; diyerek büyük adam(!) olduğunda mı dinsiz olmayacaksın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Ya da haklısınız, o dinsiz! &lt;strong&gt;"Anama"&lt;/strong&gt; bile laf söyledi kardeşim. Kanla sulanan bu yurdu, parayla sattı be. Olur mu bunlar? Yapılır mı? Bu adam da manevi duygular ölmüş!.. &lt;strong&gt;"Halkın"&lt;/strong&gt; parasını &lt;strong&gt;"hristiyan birliğine"&lt;/strong&gt; akıtıyor. O ne derse onu yapıyor. Dinsiz kardeşim bu!&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazık... Ah Atam! Bir tane daha senden çıkmaz mı diyoruz ya hani?.. Senin yaptılarına layık görülenlere bakınca hani, insanın iştahı kırılıyor. Keşke gelip görseydin... Bir &lt;strong&gt;'tokat'&lt;/strong&gt; da şunlara atsaydın hani... Billahi senin ardından atacak milyonlar bekliyor be Atam! Ya da dur... Biz senin intikamın için, senin şerefine, bunlara bir tokat atmaz mıyız?..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;Onun olmadığı bir Türkiye'yi düşünmüştüm uzun uzun. Aklıma çok şey geliyordu. Ama dillendiremiyordum hani. O kadar çok yazılacak şey var ki onun adına, nereden başlayacağımı bilemiyordum. Karalamak istiyordum birşeyler. Bugüne nasipmiş... Malum, ona söylenen onca söz var ki, onun hak etmediklerini ona cesur(!)ca söyleyenler o kadar fazla ki, moralim bozuldu. Kabaca birkaç şeye değinmek istedim. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hoş, onun bu işlerini okuyarak çıkaramayanlar da olabilir. Onlara da Ata Demirer'in Osmanlı Cumhuriyeti filmini izlemelerini öneririm. Orada onsuzluk, bütün inceliğiyle ve öyle derin acılarıyla anlatılmış ki, bir kat daha seviyor insan Ata'yı.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-7918434351432231690?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/7918434351432231690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/o-olmasayd-ataturk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/7918434351432231690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/7918434351432231690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/o-olmasayd-ataturk.html' title='O Olmasaydı!  |  Atatürk'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/Su7mMZ9yQqI/AAAAAAAAAmI/Wt9x--SCXs8/s72-c/mkemalbx7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-6707079096581323225</id><published>2009-11-01T04:16:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T04:40:11.751-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öylesine'/><title type='text'>Yağmur Deyince</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Yağmur deyince... Aklıma neler geliyor... Neler geçiyor, şerit şerit... Unutamadıklarım, aklıma kazınmışlar! Hayal kırıklıklarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince, aklıma düştü... Bir Altay maçıydı. Ağla ağla öldüm. Baba maça gidelim diyorum, yoook! E neden? Yağmur... Ama ne yağmur, görüp, göreceğim en şiddetli yağmur. Tv başında izliyorum, Altay'lılar artık üzerlerini çıkarmışlar... Zaten giysilerin hali harap! Ah be kardeşim, böyle de yağar mı diyor insan. Yağarmış demek... Babam bile "gidemeyiz" diyor işte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince, bir Pendik maçı... Kazanmışız. Onu bırak şampiyonuz ağa... Stadda maç boyunca yan, terden sırılsıklam ol. Dışarı çık, tam konvoya katıl, yağmur başlasın. Kafalar direkt içeri girsin. Ah be yağmur, tam zamanıydı yani! Şampiyon olmuşuz, güneş nerede?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince... Ah Rize... 2-0 yeniliyoruz. Hakemler maşallah! Küme düşmesek bir bir bari... Allah'ım ne olacak bunun sonu. Gidişat kötü billahi... E dur diyen yok! Bir de TFF vursun, kötü oluyor insan. "Adana'nın meselesi, Adana'lının Adana'nın sorunlarına sahip çıkmamasıdır.", "İddaa'lı hakem istemiyoruz." Neydi be o maç. Koltuklar, coplar gözler önünde uçuşuyor(Keşke olmasaydı.)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince... Neler gelmez ki akla... Köydeyiz. Yağmur ver ediyor. Fırtına fena. Taht sırılsıklam. Annem tahta doğru yürüyor. Ayağına bir cam parçası giriyor. Annem gidemiyor tahta. Islanmak istemiş... Cam batınca duruyor. Aradan 5 saniye geçmeden taht yerle bir, gözümüzün önünde! "Aman anne!" Dilimiz, damağımız tutuluyor. Ya o cam batmasaydı. Hayır işte, zararla da geliyor bazen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince. Herşey geçiyor aklımdan. Battaniyeye sarılmış, sevgilimi düşünüyorum. Sevgilim arıyor. Rüya gördüm, kötüşeyler oluyordu diyor. Ağlıyor. Sonra susuyor. Birşey olmaz, bir rüya alt tarafı diyorum. Aradan iki üç gün geçiyor. Bitti diyor. Dışarı çıkıyorum direkt. Biraz ıslanmak için. Islanıyorum. Rahatlıyorum. Susuyorum... Kızıyorum... Susuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince, gidiyor gidenler. Bir daha gelmeyerek hem. Ardında onlarca insanı bırakıp gidiyorlar. Soğuk, yağmur yağıyor en olmadık gün de. O gün, halam göçüyor bu diyardan. Yazın üç ayımızı beraber geçirdiğimiz, &lt;strong&gt;ne yağmurlar gördüğümüz&lt;/strong&gt;, o insan... Bırakıp gidiyor işte. Yağmura bırakıyor millette kendini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler görmedik ki senle yağmur, ne sırlar paylaşmadık ki. Sende kalan anılarımı verme bana. Al, sende kalsın. Yine yağdığında getirirsin belki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur deyince, yağmur yağıyor... Bir kent baştan aşağı tertemiz yıkanıyor yağmur sularında. Adana'da... Yağmur yağıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-6707079096581323225?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/6707079096581323225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/yagmur-deyince.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/6707079096581323225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/6707079096581323225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/11/yagmur-deyince.html' title='Yağmur Deyince'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-5198365259833806169</id><published>2009-10-28T04:39:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T05:13:13.738-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Cumhuriyet, Bize Emanet!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/Sug1AmUP3_I/AAAAAAAAAlQ/EKdLwkg1pwg/s1600-h/mustafakemalataturk001.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397622437805285362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/Sug1AmUP3_I/AAAAAAAAAlQ/EKdLwkg1pwg/s400/mustafakemalataturk001.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;"Cumhuriyet gelmiş memleketime,&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Sarı başaklar, ulu çınarlar selama durmuş,&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Sel olup akmış insanlar,&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Karadeniz'den, Akdeniz'den, Ankara'ya gelmişler!"&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;...&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Türk;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-En büyük, en kutlu sevdalarla doğdular.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Tanrının, yer yüzündeki askerleri oldular.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Yıldırımlarla, kasırgalarla, boralarla yarıştılar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Cumhuriyet;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Meclisi'ni şanla, şerefle, irfanla kurdular.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Milletimin son tapusu, son bekçileri oldular.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-İdealinde, sonsuza dek birleştiler.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Üzerinde yükselecek, fikri hür, vicdanı hür nesiller.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Atatürk;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Gök mavisi gözlerinde, özgürlüğü buldular.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Haykırdılar, Çanakkale, Dumlupınar, Sakarya, Kocatepe'ydiler.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Ya İstiklal, Ya Ölüm'dü, varoluştu, sonsuzluğa ulaştılar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;-Mustafa Kemal Atatürk ülküsünü, yaşattılar, unutmadılar...&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Not: 29 Ekim'de, özgürlüğü yeniden bulduğumuz bu gün de hepimiz Cumhuriyet'e sahip çıkar ve Ata'yı saygı ve sevgiyle selamlarız. Nur için yatasın, ey Ata'm.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Elbet hepimiz bu şekilde düşünmüyoruz! Senin bu emanetinin nasıl yıkılacağı hesaplarıyla yaşayan "gaflet, dalalet ve hatta hıyanet" içindeki kimseler, vardır! Bunlar, bugün senin karşına çıkmaya yüz bulamadıkları gibi ülke sınırları içinde bile olmayacaklar. Üzülme Ata'm, bunların da hesabını soracağımız gün gelecektir elbet. İşte o gün onlara senin emanetinle yaşadığımızı ve sana duyduğumuz sevginin sınırının olmadığını göstereceğiz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Evet Ata'm! Sen sakın üzülme... Türk genci, Cumhuriyet'in bekcisi olmaya ve seni yüreğinin en güzel köşesinde yaşatmaya devam edecektir&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Karşına çıkmaya yüz bulamayanları ise... Boşver gitsin Ata'm! Onların sonları yakındır...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff0000;"&gt;BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN !&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-5198365259833806169?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/5198365259833806169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/cumhuriyet-bize-emanet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/5198365259833806169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/5198365259833806169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/cumhuriyet-bize-emanet.html' title='Cumhuriyet, Bize Emanet!'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/Sug1AmUP3_I/AAAAAAAAAlQ/EKdLwkg1pwg/s72-c/mustafakemalataturk001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-4677355393700009121</id><published>2009-10-26T09:02:00.001-07:00</published><updated>2009-10-26T09:12:41.690-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edebiyat - Sanat'/><title type='text'>Okuyalım</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SuXIHCDizWI/AAAAAAAAAjY/ZFRPl8_otnw/s1600-h/bye%2520bye%2520t%25FCrkce.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396939751609781602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 259px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SuXIHCDizWI/AAAAAAAAAjY/ZFRPl8_otnw/s400/bye%2520bye%2520t%25FCrkce.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kırmızı bir çizgidir Türkçe bizim için. Çünkü o giderse Türkiye gider. O giderse de biz! Bir makale paylaşmıştım daha önce. Orada aslında Türkçe'nin önemli bir hat olma sebebini anlamamız gerek. Türkçe giderse, Türkiye neden gider? Bunu neye dayanarak söylüyoruz? Türkiye gitse ne olur? Bu birazda kansızların düşüncesi oluyor. Ki bu denli umursamazlık da bize gelmez. Millet, devlet bizim için önemlidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Hepsinin cevabı niteliği taşıyan bu muhteşem kitabı okuyalım... Tarihten örneklerle Türkçe'nin önemini kalın harflerle vurgulayan bu muhteşem eseri bilinçlenmek için, ve hatta yok olmamak için okumalı ve kendimizi tartmalıyız... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;br /&gt;Aman!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-4677355393700009121?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/4677355393700009121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/okuyalm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4677355393700009121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4677355393700009121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/okuyalm.html' title='Okuyalım'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SuXIHCDizWI/AAAAAAAAAjY/ZFRPl8_otnw/s72-c/bye%2520bye%2520t%25FCrkce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-3667019413690472258</id><published>2009-10-26T08:38:00.000-07:00</published><updated>2009-10-26T08:57:58.351-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemeler'/><title type='text'>Aşk Üzerine</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Herkes birşeyler karalamış şu &lt;strong&gt;'aşk' &lt;/strong&gt;dediğimiz şeyin üzerine... Bir de ben karalamak istedim. Nedir bu aşk, bir de ben kendimce anlatayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğruca &lt;strong&gt;"ömür boyu süren, sebepsiz bir bağ"&lt;/strong&gt; derdim eskiden. Sonra deneyimlerim falan oldu. Aslında sadece "bir ömür boyu sürecek&lt;strong&gt;miş&lt;/strong&gt;" gibi gelen, aşırı sevgiymiş. Yani hepsinin bir sonu varmış. Bu kadar sevgi biter mi be dememeli. O kadar seversen bıkarsın haliyle. Az mı sevmeli? Biraz öyle sanki. Fazla sevince bu işin bitmeyeceği düşüncesi daha fazla acı veriyor. Çok sevince de hani, hak eden birini sevmelisin. Aramalısın da diyemeyiz ki! Bir anda oluverir ya. İlk görüşte falan... Şimdilerde biraz yalan gibi geliyor... &lt;strong&gt;"İlk görüşte!.."&lt;/strong&gt; O dış güzelliğin aldatmacası oluyor daha fazla. Tanımadan nasıl sever insan yoksa?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Haşim demiş ya, "Kaçaktır. Şehre gizli yollardan girer... Evlilikse kurallar kadar sınırlıdır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan görüyoruz ki yazarın tespiti şahane... Kaçak bir yol... Ve kurallarla sınırlamak aşkı. Aşka yazarca ve bence de evlilik dahil değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın bir sonsuzluğu falan olmadığını görmek zor değil. Bunu sevgiliye duyulanla sınırlamakta sanırım doğru olur. İlahi aşk, Millet aşkı falan buraya dahil değildir. Dahil olmadığı gibi, sevgiliye duyulan aşktan da kat kat kutsaldır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse konu dağılmasın... Aşkın asıl özelliği &lt;strong&gt;yoğun yaşanılmasıdır&lt;/strong&gt; sevginin. Kısa süreli, delicedir. İstisnalar da elbet vardır... Ama, zordur...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-3667019413690472258?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/3667019413690472258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/herkes-birseyler-karalams-su-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/3667019413690472258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/3667019413690472258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/herkes-birseyler-karalams-su-ask.html' title='Aşk Üzerine'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-173184096881573325</id><published>2009-10-22T06:42:00.000-07:00</published><updated>2009-10-24T02:40:43.113-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makale'/><title type='text'>Dil, Devlet - Millet İlişkisi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dil, bir milletin millet olmasının en önemli şartıdır. Kültür ve sosyal yaşam için çok önemlidir. Bir insanın iletişim kurabiliyorsa bunun tek dayanağı "dil"dir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve millet, aynı soydan gelen insanlar topluluğudur. Her milletin kendince bir anlaşma dili vardır. Milletlerin oluşturduğu Devletler de kendilerine özgü anlaşma diliyle konuşur. Mesela Türkçe, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi dilidir. Ve başka hiçbir dil, devlet kurumlarında konuşulamaz ve kullanılamaz. Bu kural delinirse devlet adına önemli bir tehdit oluşur. Günümüzde Meclise kadar giren Kürtçe Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü tehdit etmektedir. Biraz düşündüğümüzde bunun nasıl mümkün olacağını anlayabiliriz. Dört kişi düşünelim. İkisi Türkçe, diğer ikisi başka bir konuşuyor… Arkadaş ikililerini kolayca tahmin edemez miyiz? Bunlara önlem alınmaması durumunda kardeşçe yaşadığımız bu ülke ayrışır, yol ayrımına kadar varır. Hatta soğuk savaş Türkiye’nin Güney Doğu sınırında yaşayan halkça başlamıştır bile. &lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;“Doğu ve Güneydoğu'da tam bir soğuk savaş yaşanıyor. Kamuoyu gündemine taşınmayan soğuk savaşta, bazı Kürt kökenli vatandaşlar, Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan ve Türkçe konuşan vatandaşlara ürün satışı yapmıyor. Özellikle bölgenin yerlisi olmayan ve geçici olarak bölgeye gelen bir çok vatandaş, araçlarına akaryakıt almakta, hatta büfeden bir şişe su almakta bile zorlanıyor. Aracı yolda kalan bir çok vatandaş, Jandarma'ya sığınıyor.” (Zübeyir KINDIRA-İnternet Haber.)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; Yani dil ayrımı, devlet ayrımıdır! Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın emperyalizmin oyununa gelmemesi için kendine gelmesi gerekir…&lt;br /&gt;Bunun tarihte de birçok örneğini görebiliriz. Bunun yanında emperyal devletlerin dil bozma oyunlarıysa yine çok tehlikelidir. ABD’nin bugün üzerimizdeki plânlarına ulaşmak için izlediği yol budur… Şimdi gelin bir göz atalım geçmişten örneklere…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İrlanda Örneği&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İngilizler İrlanda'yı işgal etmiş fakat sonsuza dek sömürge olarak kullanmanın yolunu bulamamışlardır. İrlanda’da o zamanlar Gaelik dili konuşuluyordu. İngiltere bir türlü İrlanda’yı her istediğini yaptıracak konuma getiremiyordu. Ve son çare olarak işgalden sonra İngiltere’nin eğitim dilini İngilizce olarak değiştirtti. %90 olan okur-yazar oranının uzun yıllar %30’larda gezinmesi ve meslek gruplarında önemli eksiklerin ortaya çıkması da bunların sonuçları olarak göze çarpar. &lt;em&gt;“Bunların dehşet sonuçları Brian Field’in Tercümeler adlı oyununda anlatılır.” (Sinanoğlu, Oktay, Bir Nev-York Rüyası: “Bye-bye” Türkçe.)&lt;/em&gt; Bunun benzeri olaylar pek çok... Fransa'nın Cezayir üzerindeki uzun süreli ve ağır ezici gücü elde etmesinin sebebi Cezayir'e Fransızca'yı getirmesidir. Yine Latin Amerika ülkelerinde bulunan ve bir türlü gelişim gösteremeyen Brezilya, Arjantin vb. ülkeler... Uzun zamanlar önce Portekiz ve İspanyollar'ın oradaki sömürgeciliği üzerine ve yerli halka kendi dillerini konuşturmaları üzerine günümüzde de Brezilya'da Portekizce ve Arjantin'de de İspanyolca konuşulmaktadır. Ve halkın yaşadığı yoksulluktan dolayı patlak veren olayları önlemek için futbolla halkı oyalama taktiği tutmuştur bu iki ülkede. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Almanya-Batı Roma Mücadelesi ve İlginç Sonucu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Keltler en güzel günlerini yaşıyorlardı. Batı Roma İmparatorluğu üzerinde baskı oluşturmayı başarmıştır Keltler. Yüzlerini mor boyalarla boyayarak, sarı saçlarını kireç sürüp dikleştirerek, ilginç sesler çıkararak Roma halkını ürküten Keltler, Batı Roma’nın canını fena halde sıkmaya başlamıştı.&lt;br /&gt;Julius Sezar’ın başa geçmesiyle koyulduğu ilk iş Keltleri başlarından savmak ve hatta himayesine almak işiydi. Katletmek düşüncesi geldi akıllarına. “Yok olmaz. Buna kolumuzun kuvveti yetmez” dediler. “İstila etsek.” Devamlı asker yetiştiremeyiz ve o kadar güçlü değiliz. Ve son olarak ortak fikre vardılar. “Bunlara Latince öğretelim.” Bunun meyvelerini kısa sürede almış ve Keltler Latinceyi kullanmaya başladıktan sonra yok olmaktan zor kurtulmuşlardır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Başımızdaki Oyuna Dikkat!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Türkiye üzerinde sömürge oluşturma hayalini bir türlü gerçekleştiremeyen ABD ve Avrupa'lı ülkelerin en büyük hayali Türkçe'yi zedelemek. İstediklerinin birçoğunu da gerçekleştirmiş bulunmaktayız Türkiye olarak... Günlük kârı 10 TL'yi ancak bulan bir esnafın dükkanının adı bile İngilizce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Eskişehir'e indim; Porsuk Çayı'nın orda, dükkânın adı 'Lavash'. İstanbul, Beşiktaş yokuşunda kebapçı olmuş 'Dönerchi'. Allah Allah, bunu yazan zât-ı Avrupaî anlaşılan Batı dilinde 'ch' nın 'c' değil, 'ç' okunduğunun da farkında değil. Ve tabii böyle gülünç (daha doğrusu acınacak) misâlleri artık sıkça görüyorsunuz. Sâdece aşağılık duygusundan, sömürge ruhluluktan mı, yoksa üstüne özenti sıvanmış bir kara câhillikten mi oluyor bunlar dersiniz? Sanmam; işin temelinde 'millî eğitim'i 1946'dan beri güdümüne almış yabancı danışmanların (ve tabii onların yerli emir kullarının) kademeli oyunları yatıyor." (Sinanoğlu, Oktay, Bir Nev-York Rüyası: “Bye-Bye” Türkçe)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Sokakta yürüyoruz... Bir berber dükkanının adı "Barber Shop." Günümüz basın-yayın sektörünün en büyük gücü olan Doğan Yayın Grubunun merkez binasının adı "Doğan Center" Günlük konuşma dilimizde bir çok kez "okey, yes, no" gibi kelimeleri kullanıyoruz. "Benim dememle birşey olmaz" anlayışı yanlış bir tutumdur. Türkçe'de bulunmadığı halde w,q,x gibi harfleri günlük yazı dilinde kullanmak gibi, isimlerimizi gereksiz 'h' harfiyle uzatma gereği duymak gibi aciziyetimiz de var. (Bkz. pasha, show.) Bunun sebebi olarak bana en mantıklı gelen neden kendimizi, millî dilimizi küçük görüyor olmamız. Bu da fena bir yanılgıdır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İngilizce’nin kullanıldığı coğrafyaları neden geniş peki?.. Cevabı tarih kaynaklarından alıyoruz. İngiltere sömürgecilikte bir üstaddır. Ve dilin önemini çözümlemişlerdir. Sömürdükleri heryerde ilk olarak, bölge halkına İngilizce’yi öğretmişlerdir. Kullanım alanının genişliği de buradan gelir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şimdi ki Yolculuğu İnglizce’nin Kökenine Doğru Yapalım&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Cermen* kavminin en büyüğü Anglo’dur. Anglolar’ın bölgeyi istila etmesi ve yerleşmesi üzerine bölgeye Anglo-land denmiştir. Türkçesi, Anglolar'ın yeri... İtalyanca'da devlet anlamına gelen terra ise bugün ki İngiltere isminin temellerini oluşturmuştur. Ve İngiltere adına kadar varmıştır. Ve İngilizce'nin oluşumuna bakacak olursak, Akdeniz'in ticaretin kalbi olduğu yıllarda bölgeye ticaret için gelen İngilizler, ticaret yaptığı ülkelerden birçok kelimeyi bünyesine almıştır. Bu kelimelerin büyük çoğunluğunu İtalyanca, Türkçe(dönemki Türk milletinin dili), Farsça ve Yunanca oluşturur. İngilizce'nin bugün ki haline varışı ise hristiyanlığın kabulü ile dile akını başlayan Latince kelimelerin çokluğuyla mümkün olmuştur. Ayrıca Norveççe, İsveçce ve Danimarka dillerinin de etkilendiği Vikingler'in konuştuğu Old Norse adlı dilden de etkilenmiştir... Are, am, is vb. gibi temel kelimeler bu dillerde aynıdır. Ve en son Normanların bölgeye hakim olmasıyla İngilizce'de yeni değişimler olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“Türkçe’nin Bir Eksiği Yok! Ya Sizin!”&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yani bizim dilimizin kıymetini bilmememizin sebebi çok anlaşılır bir durum değil. Tarihte birçok örneğine rastladığımız dili sömürme gibi hain plân bugünde Türkiye'mizin başındadır. Bunun gerçekleşmesinin tek dayanağı Türkçe'yi fena halde bozmaktır. Biraz düşündüğümüzde bunu anlamamak imkansız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Atatürk bu konuda &lt;strong&gt;&lt;em&gt;"Türk milletinin dili "Türkçe"dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay anlaşılabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve dilini yükseltmek için çalışır. Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir."&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; der. "En zengin" derken, galiba Türkçe'de yeni kelimeler türetmenin mümkün olduğunu anlatmaya çalışmış Ata... İçinde İngilizce'nin de bulunduğu birçok dilde yeni kelime türetmek imkansızdır. Bu da Türkçe'nin önemini göz önüne serer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyin bilincinde olduğumuzda, bazı şeylere duyarlı ve saygılı olduğumuzda, herşeyin yoluna gireceği malûm. Tek sorunumuz birazcık düşünmememiz. "Bana ne?" diyerek, işin içinden, sanki kendimizi etkilemeyecek gibi sıyrılmaktır. Türkçe'yi bile tartışmaya açan zihniyetin karşısında olursak ve Türkçe'nin önemini bilen bir genç nesil olursak, ancak o zaman Türk Milleti kendi dilini safî olarak kullanır... Ve tam anlamıyla egemenliğimizi kazanırız. Yok olmamak, esaret altında yaşamamak, &lt;strong&gt;“biz”&lt;/strong&gt; olmayı başarmak için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;* Cermen : Millattan önceki 7-8 yüzyılık dönemde Kuzey Avrupa`yı mesken tutan aynı soydan farklı kabilelerin tamamına ortaklaşa Cermen kavimleri denir. - Haber 7&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-173184096881573325?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/173184096881573325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/dil-devlet-millet-iliskisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/173184096881573325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/173184096881573325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/dil-devlet-millet-iliskisi.html' title='Dil, Devlet - Millet İlişkisi'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-8258129001024823699</id><published>2009-10-21T06:46:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:56:14.814-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edebiyat - Sanat'/><title type='text'>Yalnız Kurt'un Mektubu</title><content type='html'>Bu alaca karanlıkta,&lt;br /&gt;Kahpe bir el zalim tetik.&lt;br /&gt;Erbabıyla vurulduysak,&lt;br /&gt;Sırtımızdan neyleyelim?&lt;br /&gt;Bir yaralı kurt misali,&lt;br /&gt;Her yanımız it tuzağı.&lt;br /&gt;Yiğidin budur hali,&lt;br /&gt;Biz gel Türkü söyleyelim.  &lt;br /&gt;Türkümüz dağlara,&lt;br /&gt;Dağlara,ovalara,&lt;br /&gt;Ve itlere çakallara,&lt;br /&gt;Başımızı eğmeyelim...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Yıkılır zalimin çarkı,&lt;br /&gt;Bilinir yiğidin farkı,&lt;br /&gt;Haramzadelerin kürkü,&lt;br /&gt;Altın olsa giymeyelim.&lt;br /&gt;Orda mısın?&lt;br /&gt;Umudum ve hasretim,&lt;br /&gt;Duruyor mu yerli yerinde?&lt;br /&gt;Beni sorarsan eğer,&lt;br /&gt;Kurt yalnızlığımı katık edip sevdama,&lt;br /&gt;Yollara düştüm.&lt;br /&gt;Düşmez kalkmaz bir Allah,&lt;br /&gt;Düşeriz elbet.&lt;br /&gt;Ama biz düşersek,&lt;br /&gt;Ama biz düşersek,&lt;br /&gt;Bir yağmur damlası gibi yaprağa,&lt;br /&gt;Vatan sağolsun diyen Mehmetçik gibi,&lt;br /&gt;Toprağa düşeriz.&lt;br /&gt;Düşmeyiz namerdin ayaklarına.&lt;br /&gt;Bir hüzünlü Türkü olup ta,&lt;br /&gt;Yarin dudaklarına düşeriz&lt;br /&gt;Beni merak etme&lt;br /&gt;Ben ölmekte olan bir kurdun,&lt;br /&gt;Kendi yaralarını ısırması gibi&lt;br /&gt;Acıtmışım bir kere canımı memleket aşkıyla&lt;br /&gt;Bekle beni yar döneceğim,döneceğim&lt;br /&gt;Kırılacak Türkülerin zinciri,&lt;br /&gt;Bekle Beni...&lt;!-- more --&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Şafak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-8258129001024823699?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/8258129001024823699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/yalnz-kurtun-mektubu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8258129001024823699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8258129001024823699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/yalnz-kurtun-mektubu.html' title='Yalnız Kurt&apos;un Mektubu'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-4144542925842391292</id><published>2009-10-17T08:08:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T08:12:15.594-07:00</updated><title type='text'>Göz Yaşı...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/StnefUz1lBI/AAAAAAAAAi4/qtvcWZmGfWE/s1600-h/83250850kg3wp6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 280px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/StnefUz1lBI/AAAAAAAAAi4/qtvcWZmGfWE/s400/83250850kg3wp6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393586658496320530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz yaşını kaybeden, gözlerine biber doldursa yeri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrailoğullarından biri Allah'a hitap ediyor:&lt;br /&gt;- Yarabbi, ben ne günahlar işledim ve sen bana onların cezasını vermedin!&lt;br /&gt;Allah onun peygamberine vahyediyor:&lt;br /&gt;- Git ona de ki, ben kendisine cezaların en büyüğünü verdim ama, farkında değil... Ondan gözyaşı ve duayı kaldırdım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin kahkahadan kopacağı, zıplayacağı sözde saadet şartları içinde, beni bulutlar dolusu gözyaşı nasibine kavuştur, Allah'ım!&lt;br /&gt;Ağlayabilmek için ille yılanlı kuyuya düşmek mi lazım?... Asıl dünyanın en korkunç yılanlı kuyu olduğunu anlamak yetmez mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Fazıl'dan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-4144542925842391292?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/4144542925842391292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/goz-yas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4144542925842391292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4144542925842391292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/goz-yas.html' title='Göz Yaşı...'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/StnefUz1lBI/AAAAAAAAAi4/qtvcWZmGfWE/s72-c/83250850kg3wp6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-6637290832493088071</id><published>2009-10-14T07:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:47:26.797-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirlerim'/><title type='text'>Bulamıyorum!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Bulamıyorum kendimi!&lt;br /&gt;Bir nehir gibi, durmadan akıyor fikir...&lt;br /&gt;O nehir, vahşi bir nehir,&lt;br /&gt;Ayağı parçalayan bir diken yığını kadar sivri dibi.&lt;br /&gt;Akıntı çok sert.&lt;br /&gt;Göz ucuyla süzsem doğayı,&lt;br /&gt;Fırtınalar kopuyor,&lt;br /&gt;Güneş eritiyor o an...&lt;br /&gt;Nehrin içi canavarlarla dolu,&lt;br /&gt;Göz açıp, bakamıyorım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulamıyorum kendimi,&lt;br /&gt;Bedenim karlı bir dağın orta yerinde,&lt;br /&gt;Kar düşüyor bedenime, durmadan.&lt;br /&gt;Ardamda ki ormandan sesler geliyor belirsiz.&lt;br /&gt;Fırtınanın uğultusu parçalıyor kulaklarımı.&lt;br /&gt;Karanlık delip geçiyor güneşi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulamıyorum!..&lt;br /&gt;Fikir, bedenden uzakta.&lt;br /&gt;Beden fikri bulamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlıyorum,&lt;br /&gt;Beden, kavrulurken bu dağ sıcaktan,&lt;br /&gt;Bir nehre düşürdü fikri.&lt;br /&gt;Ardına düştü sonra...&lt;br /&gt;Dondu o nehir;&lt;br /&gt;Bulamıyorum kendimi!&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;"&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-6637290832493088071?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/6637290832493088071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/bulamyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/6637290832493088071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/6637290832493088071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/bulamyorum.html' title='Bulamıyorum!'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-160870666436779298</id><published>2009-10-02T02:23:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:57:03.321-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edebiyat - Sanat'/><title type='text'>Mevlana Celaledin Rumî</title><content type='html'>Kusuruma bakmayın benim, dostlar, &lt;br /&gt;bağışlayın beni. &lt;br /&gt;Ben davullara, bayraklara aldırmayan &lt;br /&gt;bir padişahın yoluna düşmüşüm, &lt;br /&gt;deli divane olmuşum. &lt;br /&gt;Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben, &lt;br /&gt;çok uzaklardan geçen bir hayal gibi. &lt;br /&gt;Ama yok da sayılmam hani, &lt;br /&gt;var olan bir şeyim ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi ben bensiz geleyim, &lt;br /&gt;sen sensiz gel. &lt;br /&gt;Ne varsa şu ırmağın içinde var, &lt;br /&gt;soyunalım iki can, &lt;br /&gt;dalalım şu ırmağa, hadi. &lt;br /&gt;Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük, &lt;br /&gt;bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ırmakta ne ölmek var bize, &lt;br /&gt;bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert. &lt;br /&gt;Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan, &lt;br /&gt;bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durma, çabuk gel, gelmem deme. &lt;br /&gt;Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum, &lt;br /&gt;senin şânına sadece gelmek yaraşır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-160870666436779298?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/160870666436779298/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/mevlana-celaledin-rumi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/160870666436779298'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/160870666436779298'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/mevlana-celaledin-rumi.html' title='Mevlana Celaledin Rumî'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-7602475827241522807</id><published>2009-10-01T08:50:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:48:24.705-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edebiyat - Sanat'/><title type='text'>Seccadeden Nur Bulan Yüzler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SsTQSJ00ghI/AAAAAAAAAiw/SBCjK7EM5g8/s1600-h/teyze.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387660064535642642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 215px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SsTQSJ00ghI/AAAAAAAAAiw/SBCjK7EM5g8/s400/teyze.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir merhamet, bir sıcaklık, bir gurur&lt;br /&gt;Yavrum diyen sesinde&lt;br /&gt;Ve huzurun günde beş vakit nabzı vurur&lt;br /&gt;Beyaz tülbentinde, seccadesinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve alnım açıksa, başım dikse&lt;br /&gt;Dirliğimiz varsa, mutkuysam&lt;br /&gt;Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir.&lt;br /&gt;Bir beyaz zambak gibi pırıl pırıl yavrum&lt;br /&gt;Ve yavrumsa herşeyi bana sevdiren bir bir&lt;br /&gt;Bu mutluluk bu düzen bu bitmeyen aydınlık&lt;br /&gt;Anasının yüzü suyu hürmetinedir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Aykut Karabulut&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-7602475827241522807?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/7602475827241522807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/seccadeden-nur-bulan-yuzler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/7602475827241522807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/7602475827241522807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/seccadeden-nur-bulan-yuzler.html' title='Seccadeden Nur Bulan Yüzler'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SsTQSJ00ghI/AAAAAAAAAiw/SBCjK7EM5g8/s72-c/teyze.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-3513786635123855176</id><published>2009-10-01T08:43:00.000-07:00</published><updated>2009-10-01T08:48:55.281-07:00</updated><title type='text'>Son Günler</title><content type='html'>Hiç bir şey değil benim derdim,&lt;br /&gt;Ne dünya malı için gönül kırmak,&lt;br /&gt;Ne kendimi kırmayı göze alacak kadar gönül almak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir şey istemiyor yüreğim,&lt;br /&gt;Sadece yalnız kalmak biraz.&lt;br /&gt;Yalnız, dağınık...&lt;br /&gt;Yazmak, çizmek geliyor içimden.&lt;br /&gt;Turuncuya serenatlar yapmak.&lt;br /&gt;Gerçek aşka koşmak, onunla buluşmak geliyor içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne sahtelikler derdim, ne şu 3 kuruşa değmez dünya,&lt;br /&gt;Bir derdim var, turuncu...&lt;br /&gt;Yani; HERŞEYİM !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-3513786635123855176?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/3513786635123855176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/son-gunler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/3513786635123855176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/3513786635123855176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/10/son-gunler.html' title='Son Günler'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-8267554013563929370</id><published>2009-09-10T00:25:00.000-07:00</published><updated>2009-09-10T00:26:05.507-07:00</updated><title type='text'>AŞK !</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;İranlı bir şair Mevlana'ya dert yandı:&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;-Aşka uçarsan kanadın yanar. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Mevlana muhteşem bir cevap verdi: &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;-Aşka uçmazsa kanat neye yarar!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-8267554013563929370?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/8267554013563929370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/09/ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8267554013563929370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/8267554013563929370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/09/ask.html' title='AŞK !'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-4129469628524603127</id><published>2009-09-09T08:28:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:49:17.018-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirlerim'/><title type='text'>...</title><content type='html'>Terketme beni güneş...&lt;br /&gt;Gitme beni bırakıp.&lt;br /&gt;Korkuyorum ben yağmurdan,&lt;br /&gt;Karanlık, beni ürkütüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terketme güneş...&lt;br /&gt;Kendimi kaybediyorum sensiz karanlıkta.&lt;br /&gt;Sevgileri, aşkları kaybediyorum!&lt;br /&gt;Sensizlikte boğuluyor ruhum.&lt;br /&gt;Gitme güneş, gitme.&lt;br /&gt;Turuncu bir ışık çok çok...&lt;br /&gt;Terketme işte, çok görme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitme güneş, terketme...&lt;br /&gt;Yok oluyor insanlar, adamlar...&lt;br /&gt;Ne olduğunu anlamadığım yüzler çıkıyor karşıma karanlıkta,&lt;br /&gt;Adamlar kayboluyor, insanlığını yitiriyor insanlar sensiz.&lt;br /&gt;Gitme güneş...&lt;br /&gt;Puslu sokaklardan bıktım artık.&lt;br /&gt;Aydınlığında boğ beni.&lt;br /&gt;Renk renk çiçekler, solmasın...&lt;br /&gt;Renkleri çok görme, turunculuğunu...&lt;br /&gt;Çok görme güneş...&lt;br /&gt;Gitme!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nehirler turuncumsu bir parlaklıkla aksın,&lt;br /&gt;Sokaklar kararmasın,&lt;br /&gt;Karanlıkta yokolmasın insanlık.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Git güneş, git...&lt;br /&gt;Ben yağmuru özledim.&lt;br /&gt;Puslu, ıslak maç dönüşlerini özledim...&lt;br /&gt;Hilâli özledim...&lt;br /&gt;Ve yapayalnızlığı, düşünceli benliğimi özledim.&lt;br /&gt;Bir yorgana sarılıp, karanlığa akmayı özledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Git güneş, bekleme boşuna...&lt;br /&gt;Yağmur temizlesin caddeleri.&lt;br /&gt;Portakal çiçekleri açsın artık...&lt;br /&gt;Portakal koksun sokaklar, caddeler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gideceksen illa,&lt;br /&gt;git güneş...&lt;br /&gt;Belki de,&lt;br /&gt;Seni özlemektir,&lt;br /&gt;özlediğim...&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-4129469628524603127?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/4129469628524603127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/09/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4129469628524603127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/4129469628524603127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/09/blog-post.html' title='...'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-3620047448163062661</id><published>2009-08-23T02:21:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:49:59.718-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>?!</title><content type='html'>Birlik ve beraberlik... Kardeşlik mesajları... 27 bin Türk askerinin can verişinden ve kandırarak dağa çıkardığı insanlarla birlikte 49 biz insanımızın ölümüne sebep olan insanlarla kalbi yaralı, gururlu Türk milletini aynı çerçeveye sokma uğraşı veren bir kardeşlik isteği. Olmam ki, olamam! Namussuz olamam! Şerefsiz olamam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem Türkçe'yi ağır yaralayacak olan bir açılım. Kürtçe'nin önemini artıracak. TV'lerde şimdiden Kürtçe konuşma eğilimi başladı. Aydın(?)larımız Kürtçe'yi tercih eder oldu! Birlikten bahsedilen, kardeşlik istenilen bir ortamda bu nasıl olacak?.. Açıklasın biri. Ayrı dili konuşan insanlardan oluşan toplumu nasıl birleştireceksiniz? Kürtçe'yi resmileştirmeseydiniz bu olmayacak, Türkçe öğrenmek zorunluluğu hissedecekti herkes! Mantıklı yönünü anlayamadık yani. Bir anlatın hele...&lt;br /&gt;Kürt'e Kürt'sün demedik! Sende buralısın. Sende Türk'sün dedik! Faşist olduk. Laz'ı sevdik, horonu sevdik, zeybeği sevdik, halayı sevdik, doğuyu sevdik! Biziz dedik. Ötekileştirdiniz! Başkalaştırdınız! Bir kaç çapulcunun mumyalığındaki, Ermeni'nin, Amerikalı'nın komutasındaki o sürüyle, benim doğulu vatandaşı aynılaştırdın. Onlarda benimser oldu. Öz dilini unuttu, bayrağını unuttu orada yaşayan insanım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girdiğiniz bu yolun dönüşü olmayacaktır. Ayrı dil, ayrı bayrak, ayrı renkleri bir arada tutamazsınız. Ve Türkçe'den bu insanları siz soğuttunuz! Bayrağı siz unutturdunuz. Bu insanlar önceden böyle değildi. Hain liderini muhattap aldın. İnkar etme sayın başbakanım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi şehit haberleri gelse, hani olmayacaktı Ahmet Türk, hani önleyecektiniz sayın öcalan demeyecek misin?.. Operasyonları durduracak mısınız sayın Başbuğ?.. Yapmayın... Olmasın... Bizi bize vurdurmayın! Terörü kazıyın. Silahla bitirin. Onlarca şehidin intikamını alın! Bu sürü her istediğini yaptıracak daha ilerde. Yapmazsa hükümet dağa çıkıyoruz diyecek. O zaman ne yapacaksınız?.. Her istediklerine evet mi diyecek bu devlet. Üniter yapıyı bozabilecek misiniz demiyorum, o yapının içi boşaldı, boşalttınız zaten! Bayrağımız, Ayımız Yıldızımız da mı değişecek!.. Böyle devam ederseniz evet!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-3620047448163062661?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/3620047448163062661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/08/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/3620047448163062661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/3620047448163062661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/08/blog-post.html' title='?!'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-1320983648461806590</id><published>2009-06-12T05:58:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:51:14.605-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirlerim'/><title type='text'>Yalnız Kurt</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SjJR4g-0WYI/AAAAAAAAAZo/6R9haV4NKJ4/s1600-h/kurt.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5346425739010136450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SjJR4g-0WYI/AAAAAAAAAZo/6R9haV4NKJ4/s320/kurt.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Davalarımda olduğu gibi... Yalnız! Sisli bir gece yarısında, eriyerek...&lt;br /&gt;Yolların sonunun nereye çıktığını bilmeden çıktığım bir yolda, yanıyorum!&lt;br /&gt;Serçe gibi, hafifim, yaram ta derinlerde...&lt;br /&gt;Bitmiyor ki çile. Evet, serçe gibi...&lt;br /&gt;Ağladığım ilk an ölecekmiş gibi, ağlamamak için direniyorum!&lt;br /&gt;Ve, umudum tükenmedi, bekliyorum!..&lt;br /&gt;Türkmenistan gibi... Adanaspor gibi... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Hüseyin Delibaş&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-1320983648461806590?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/1320983648461806590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/06/davalarmda-oldugu-gibi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/1320983648461806590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/1320983648461806590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/06/davalarmda-oldugu-gibi.html' title='Yalnız Kurt'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_dUbveOg3jA4/SjJR4g-0WYI/AAAAAAAAAZo/6R9haV4NKJ4/s72-c/kurt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1510777023217480878.post-2094921153025502689</id><published>2009-05-10T04:26:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T06:50:31.193-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirlerim'/><title type='text'>Ömür</title><content type='html'>Doruklardan boşalan, pınarlar gibi,&lt;br /&gt;Duru, ağır ağır akıyor ömür.&lt;br /&gt;Kimler, neler geçiyor,&lt;br /&gt;Acı ve tatlı; soğuk ve ılık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur yağıyor, güneş doğuyor,&lt;br /&gt;Bir rüzgar, bir daldan&lt;br /&gt;Ayırıyor yaprağını.&lt;br /&gt;Akıntılarımda yitip gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sularımla birlikte karışıyor bir nehre.&lt;br /&gt;Sonra çocuklar yüzüyor sularımda,&lt;br /&gt;Cıvıl cıvıl...&lt;br /&gt;Az ilerde bir çocuk gözyaşı döküyor sularıma,&lt;br /&gt;Gökyüzü kar yağdırıyor,&lt;br /&gt;Donuyorum...&lt;br /&gt;Sonra güneş doğuyor,&lt;br /&gt;Akıyorum yine sessizce.&lt;br /&gt;Uçsuz bucaksız maviliklere dökülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yitiyorum mavinin derinliklerinde,&lt;br /&gt;Kıvrım kıvrım&lt;br /&gt;Sessizce...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1510777023217480878-2094921153025502689?l=huseyindelibas.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/feeds/2094921153025502689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/05/siirlerim-omur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/2094921153025502689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1510777023217480878/posts/default/2094921153025502689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://huseyindelibas.blogspot.com/2009/05/siirlerim-omur.html' title='Ömür'/><author><name>Kaptan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
